Hamit Palabıyık’tan inciler

Hamit Palabıyık isimli prof. incilerini dökmeye devam ediyor. Hamit Palabıyık, gazeteciliğe heves sardı. Daha öncede Çanakkale’liler hakkında yapmış olduğu patavatsız açıklamalar nedeniyle, sitemizde açıklamaları yer almıştı. Peki hoca neyin peşinde? hocanın gizli emelleri neler? önümüzdeki yıl yapılması düşünülen yerel seçimler için, adaylık peşindemi? Hoca Gelibolu Evreşe’denmiş.
Bu seferde Çanakkale Mimarlar odasına takmış, Mesleklerin siyasallaşmasından bahsediyor. Mimarlar odası başkanı Sevil Ural hanımefendi ve eşi Elektrik Mühendesi İsmail Ural beyefendiyi çok uzun yıllardır tanıyorum. Siyasi görüşlerinide biliyorum. Sevil Ural 1989 yılından beri Çanakkale’de mimarlık faaliyetini serbest olarak sürdürüyor, mesleğini seven ve mesleğinde uzman. Siyasi görüş çizgisi Çanakkale Belediyesiyle aynı olmamasına rağmen bizim Hamit Palabıyık hoca patlatmış görüşünü “Mesleklerin Siyasallaşması” yani kendinden bahsediyor 🙂
“Akademisyenlerin siyasallaşması” Meslek odası fikrini beyan etmiş bizim Hamit daha iyi biliyor bu işleri yaptığınız açıklama siyasal. Ve kendisi incilerini yumurtlamaya devam ediyor. Geri kalmışlığın bir göstergesi de her konununun siyasallaştırılmasıdır demekle aslında kendinden bahsediyor. Sözde? hemşerimiz Hamit Palabıyık’ın incilerini okuyalım eleştirilerini okuyalım, kültürümüz artsın.

Mesleklerin Siyasallaşması ve Çanakkale

“Geri kalmışlığın bir göstergesi de her konunun siyasallaştırılmasıdır. Geri kalmış ülkelerde iyi fizikçiler değil sağcı-solcu fizikçiler vardır. Fizikçinin sağcısı nasıl olur demeyin, fizikçi olamadığı için sağcıdır o kişi…

Bu tür ülkelerde ziraat alanında dünyaca isim yapmış ilim adamı sayısı yok denecek kadar azdır, ama Filistin sorunundan teröre kadar ziraatçiler her konuda kalem oynatabilirler.

Aynı şekilde meslek odaları da geri kalmış ülkelerde siyasi hareketlerin yan kolu gibi çalışır. Mimarlar Odası, Elektrikçiler Odası veya sendikalar sağ veya sol kimlikleriyle anılırlar. Dolayısıyla bir yerde belediye sol partideyse solcu mimarların tek işi belediyeyi kutsamak, onun her yaptığını onaylamaktır. Eğer hükümet sağcıysa sağ sendikalar için işçilerin sorunları birdenbire yok oluverir vs.

Türkiyemiz çok mu farklı sanki? Ankara’da sol oda ve sendikalar belediyenin her yaptığına karşı çıkarlar. Aynı şekilde İstanbul’da da belediyenin her yaptığı solcu meslek odalarına göre yanlıştır. İzmir’de ise sol belediye çöpleri Konak Meydanı’na dökse sol mimar ve mühendisler belediyenin meydana harika bir post-modern heykel yapmakta olduğuna sizi inandırabilirler.

ŞEHİRCİLİK KATLİAMINA KARŞIYIM

Çanakkale bunun tipik örneklerinden… Biliyorsunuz Çanakkale Belediyesi şehrin en kalabalık ve sıkışık yerine devasa bir beton yığını yapmaya hazırlanıyor. Buna da ‘Yeşil Yerel Yönetim ve Kültür Merkezi Binası’ adını veriyor. Ben hemen karşı çıktım.

“Yaptığınız şehir ve çevre katliamıdır” dedim.

O kadar sıkışık bir yere bu büyüklükte bir bina gelirse hem trafik içinden çıkılmaz bir hal alır, hem de o bölgede binalar insanları ezer…

Bunu görmek için insaflı ve vicdanlı olmak dahi yeter.

Bu itirazım nedeniyle kendimle grur duyuyorum.

Çanakkale’de bir tek ben bu binaya itiraz ettim. Tüm şehir seyrederken, “zaten trafiği karmakarışık bir yere binlerce araba yükünü daha getiriyorsunuz” dedim…

“Bu bölgede kaldırımlar küçücük, iki kişi yanyana zor yürüyor, siz bir de bu bölgeye çok büyük bir belediye ve kültür merkezi yapmaya kalkıyorsunuz, insanlar nerede yürüyecekler” diye haykırdım.

İtirazlarımda ısrarcıyım. İtirazlarım iki günlük bir tepkinin ürünü de değil. Daha başından bu projeyi büyük bir hata olarak görüyordum. Peki, belediyenin bu itirazıma tepkisi ne oldu dersiniz, hemen söyleyeyim. Belediye Başkanı Gökhan işi sulandırmaya kalktı… Güya itirazımı tiye alarak “Şehir plancılığı konusunda yaklaşımlarını mutlaka dikkate alacağız. Bizim jurideki hocalar biraz “dandik” çıktı. Hoca Palabıyık iyi ki tespit etmiş. Oraya belki camii yapabiliriz” dedi.

MİMARLAR ODASI’NIN KRİTERİ NE?

Gökhan istediği kadar alay etsin. Ben onun hakaretlerine, konuşmalarındaki seviyeye alıştım artık.

Ciddiye almıyorum.

Ancak belediye bununla kalmadı ve söylenildiğine göre kendisine yakın bir yer olarak bilinen Mimarlar Odası Çanakkale Şubesi’ni devreye soktu.

Mimarlar Odası Yönetim Kurulu Başkanı Sevil Ural ile odanın yönetim kurulu üyesi ve projenin jüri üyesi İsmail Erten ortak yazılı bir açıklama yaparak şu ifadeye yer verdiler: “Projenin yapıldığı alanın yer tespitinin doğru olduğunu” (düşünüyoruz).

Evet, hepsi bu. Mimarlar Odası’nın Yönetim Kurulu Başkanı ve Üyesi bu projenin yerinin doğru olduğunu tespit etmişler.

Peki, neye göre?

Trafiğe göre mi?

Mekân genişliğini dikkate almışlar mı?

Bu bina orada dikildikten sonra insanca bir yaşam alanı kalacak mıymış?

Yayalar için yer düşünülmüş mü?

Ya otopark sorunu ne olacakmış?

Sayın Ural ve Sayın Erten o bölgenin şu haliyle bile çok yoğun olduğunu bilmiyorlar mı?

Oraya kocaman bir bina daha yapılınca rahatlama mı olacakmış?

Eğer bunlar kriterleri değilse Mimarlar Odası’nın asıl kriteri nedir acaba?

Yoksa kriter CHP’li belediyeye ideolojik destek verme çabası olmasın.

Bunlar sadece aklıma gelen sorular.

Kimseyi itham etmiyorum.

Kimsenin meslek bilgisini de sorgulamıyorum.

Sadece insaflı ve vicdanlı şehir plancılarını, mimarları ve Çanakkalelileri böylesine teknik ve yaşamsal bir konuda siyasallaşmamaya davet ediyorum. Çünkü burada yapılacak bir hatanın bedelini sizin çocuklarınız ve bizler ödeyeceğiz, unutmayınız.

POLEMİKLE İŞİMİZ OLMAZ

Bu arada Başkan Gökhan beni görünce neden sadece camii hatırlıyor onu da anlayamadım.

Belli ki beni sağcı, kendisini solcu gösterip yine polemikle prim yapma hesabını güdüyor.

Kendi ideolojik mahallesine selam çakıyor. Bizi de dindar, hatta gerici gösterme oyununu oynuyor.

Ama olsun, eğer böyle düşünüyorsa bundan memnun olurum.

Benim dinimle, milletimle bir sorunum yok. O önce Esenler’de titreyerek ibadet eden kendi hemşehrilerinin sorununu gidersin.

Fakat bahsi geçen yere camii de olmaz.

Benim önerim üste gerçekten yeşil bir park yapmanızdır, alta ise en az iki kat otopark inmenizdir.

Ama yapacağınızı, dikkate alacağınızı sanmıyorum.

Son bir hatırlatma, sizin de dediğiniz gibi bir yerlerde ‘dandik’ olan bir şeyler var, özellikle sizin kullanmış olduğunuz özensiz dilde.”

 

Sayın Palabıyık adaylığınızı ne zaman açıklayacaksınız? gerçekten merak etmeye başladım. Çanakkale, Çanakkale 18 Mart Üniversitesi kurulduğundan beri, Çanakkale Belediyesi başta olmak üzere Çanakkale ile ilgilenen hoca görmedi. Haydi göster kendini çık er meydanına.

This entry was posted in Genel and tagged , , , . Bookmark the permalink.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *