Çanakkale’nin Ayvacık İlçesi

 ÇANAKKALE AYVACIK İLÇESİ

 

Doğal güzellikleri, taş evleriyle ülkemizde ve dünyada ün yapmış küçük bir
kent Ayvacık. On altıncı yüzyıl başlarında yerleşimin başladığı bu topraklarda,
dünyanın ilk felsefe okulunun kurulduğu, yüzyıllar boyu bir çok medeniyete ev
sahipliği yapıldığı bilinmektedir.“Organik Kültürler Diyarı”olarak hafızalara
kazınan Ayvacık, sahip olduğu doğal güzellikleriyle yüzyıllar boyu dikkatleri
üzerine toplamıştır. Turizm, tarım ve hayvancılık yaparak geçimini sağlayan
yerli halkın sıcaklığı ve misafirperverliği şirin ilçeye geldiğiniz ilk andan
itibaren fark edilebilmektedir

 

Coğrafi ve Tarihi Özellikleri

Ayvacık, sırtını Antik dönemlerin efsaneleriyle beslenen İda Dağı’na (Kazdağı)
dayayan; yüzünü birçok efsanenin doğuşuna kaynaklık eden Ege Denizi’ne çeviren
yeşilin ve mavinin en güzel tonlarının yaşandığı bir kavşaktır.

 

Asya’nın ve elbetteki,Anadolu’nun en uç noktası olan Bababurnu ilçe sınırları
içindedir. Bababurnu’ndan Midilli Adası yalnızca 4 mildir.İlçenin 78 km’ lik
uzun bir sahil şeridi vardır. İlçenin yüzölçümü 874 km² dir. Denizden yüksekliği
270 m olan volkanik bir plato üzerinde bulunan ilçe, arazi yapısı bakımından
dağlık ve tepeliktir. İlçenin en büyük ovası 30 km² ile Tuzla Ovası’dır. Bunu
Kösedere ve Babakale Ovaları izler.

 

Ayvacık ilçesine bağlı 64 köy ve 2 belde bulunmaktadır. İlçe genelinin nüfusu
30640′ tır. Yöre halkı, oldukça zengin bir kültür yapısına sahiptir. Her ikisi
de Oğuz kökenli Yörük ve Türkmen köylerinde, kendilerine özgü kültürel
farklılıklar yaşanmaya devam etmektedir. Ayvacık köyleri, bulundukları mevkilere
göre; kuzey tarafına düşen Kaz Dağı eteklerindeki orman köyleri Dere kolu ;
güneydoğusuna ,- Küçükkuyu istikametine- düşen köyler Yalı kolu ve güney
batısında – Baba Burnu yönünde- bulunan köylerimiz ise, Kıran kolu olarak
adlandırılmıştır. Dere kolu köyleri çoğunlukla orman işleriyle ve hayvancılıkla
geçimini sağlar. Yalı kolu ise, zeytinciliğin miktar ve kalite olarak yüksek
olduğu bölgemizdir. Kıran kolu adından da anlaşıldığı üzere Türkiye
ortalamasının çok altında yağış alması sebebiyle ziraata elverişli değildir. Bu
köylerimizde küçükbaş hayvancılık ve halıcılık en önemli üretim alanıdır. Yaz
ayları geldiğinde Kaz Dağları’na olan göç halen sürmektedir.

 

Yapımı devam eden Ayvacık barajının ve sulama kanallarının bitmesiyle birlikte
yöremizde sulanabilen alan genişleyecek ve uğraşılan zirai konular miktar ve
cins itibariyle artış gösterecektir. Dağları denize paralel olarak uzanmakta ve
sahil şeridinde olağanüstü güzel koylar birbirini izlemektedir. Son yıllarda
yoğun ilgi gören bu koylar, turizm için cazibe merkezi haline gelmeye
başlamıştır.Ekolojik dengeler korunarak turizme açılan bu bölgelerimiz, Ayvacık
halkının geleceğinin sigortasıdır. Turizmin yanı sıra zeytincilik ve zeytinyağı
üretimi, halı dokumacılığı, odun kömürü, peynir ve hayvancılık önemli gelir
kaynakları arasındadır.

 

Ayvacık ilçesinin Edremit Körfezi’ne bakan güney kıyısı Akdeniz ikliminin
etkisini gösterirken, iç kısımlara gidildikçe Marmara ikliminin etkisi
artmaktadır.

 

Rivayete göre; Kızılcatuzla kazasına bağlı 15-20 hanelik küçük bir yerleşim yeri
olan Ayvalıoba’nın Dere Mahallesinden 1514 yılında Türkmen Safavi İmparatoru Şah
İsmail le yapılan Çaldıran Savaşı’na katılan ve ismini bilmediğimiz bir
delikanlı, zaferden sonra Osmanlı Ordusu’yla Güney Azerbaycan’ın başkenti ve
Yoğun Kızılbaş Türkmen Nufusun yaşadığı Tebriz’e gider. Tebriz’de Kızıl
tuğlalardan yapılmış bir han avlusunda dinlenirken hanın sahibesi olan Tebriz’li
Ümmühan Hatun ile tanışır. Zengin bir dul olan Tebriz’li Ümmühan Hatun, askerde
ölen kocasına çok benzettiği Ayvalıobalı adsız kahramanla evlenerek oradaki
bütün mal varlığını satar ve kasabamıza gelip yerleşir.

 

Ayvalıoba’ya yerleşen Ümmühan Hatun ve eşi, ilk iş olarak çevredeki Küplü,
Doğanlar, Garipçeler, Tekke ve Çaltı obalarını dolaşarak buralarda yaşayanları
Ayvalıoba’ya davet etmişler ve bu obaları kaynaştırıp bütünleştirmişlerdir.
Ümmühan Hatun, bu sürede köyünün kasaba olmasını sağlamış ve burada beraberinde
getirdiği para ile kendi adını verdiği, bugün yeniden yapılmış olan “Ümmühan
Hatun” camiini yaptırmıştır. Daha sonra, yaklaşık 10 km mesafeden kasabasına su
getirmiş, bir de hamam yaptırarak yerleşen obalara rahat bir ortam sağlamıştır.
Daha önceleri Kızılcatula olan kasabanın ismi geçen yüzyılın başlarında AYVACIK
olarak değiştirilmiştir.

 

İlçemiz, ilkçağlardan bu yana çeşitli kavimler tarafından yerleşim alanı olarak
kullanılmıştır.Bölgede yaşayan ilk toplulukların Mysyalılar ile Luviler olduğu
sanılmaktadır. Ardından Hititler, Lidyalılar ve Persler’in hakimiyetine
girmiştir.M.Ö. 334′te Büyük İskender’in aldığı bu bölge, onun ölümüyle Bergama
Krallığı’na bağlanmış, daha sonraları ise , Roma ve Bizans idaresine girmiştir.

 

Selçuklu Beyleri’nden Emir Çaka Bey bugünkü Ayvacıklıların ataları sayılan pek
çok Oğuz, Türkmen boyunu (Ahmetli, Çetmi(Çepni), Nusratlı,Karakeçeli, Bektaş,
Balabanlı, Kızılkeçeli…vb.) bölgeye yerleştirmiştir. Bu boylar, Haçlı
Seferleri sırasında bölgeden geçen Haçlı ordularına karşı koy-muşlardır. 1296′da
Balıkesir’i başkent yaparak beyliğini kuran Çaka Bey Bayramiç, Ezine ve Ayvacık
civarını da topraklarına kattı. Karesi Bey’in ölümünden sonra başlayan taht
kavgalarından faydalanan Osmanlılar, I. Murat zamanında Ayvacık bölgesini alarak
yarım asır süren Karesi hakimiyetine son vermişlerdir. Karesi Bey’in kurduğu
Kızılcatuzla kazası I. Murat devrinden itibaren bölgenin merkezi haline
gelmiştir. Fakat ulaşım güçlüğü sebebiyle ilçe merkezi, 1876′da Ayvalıoba’ya
(bugünkü Ayvacık) nakledilmiştir.

 

Kurtuluş Savaşı döneminde Yunanlılar, 28 Mayıs 1919′da deniz yoluyla gelerek
Ayvacık’ın işgaline başladılar, 4 Temmuz 1920′de Ayvacık merkezini ele
geçirdiler. Milis kuvvetleri oluşturarak direnişe geçen Ayvacıklılar, Hafız
Ahmet Hamdi Efendi başkanlığında Ayvacık Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’ni kurdular (
Ahmet Hamdi Efendi ilk Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne Biga Sancağı’nı temsilen
katılan üç milletvekilinden biridir.). Büyük Taarruz sonrasında, 18 Eylül
1922′de kaçan Yunan birliklerini takip eden Reşat Bey komutasındaki Milli
Kuvvetlerimiz, 21 Eylül 1922′de Ayvacık’ın işgaline resmen son
vermişlerdir.1876′da ilçe olan Ayvacık, 1926′da Ezine’ye bağlanmış, 1928′de
Milli Mücadele’ye katkılarından dolayı, tekrar müstakil ilçe haline
getirilmiştir. Ayvacık ilçesi, her ne kadar Türkiye’nin ve Asya ‘nın en batı
noktasında bulunsa da pek çok hizmet ve ekonomik kalkınma açısından maalesef
istenilen duruma erişememiştir.Ayrı ayrı uğraş alanı olarak oldukça fazla dal
olmasına rağmen, bunlar küçük birer aile işletmesi olma sınırının ötesine
geçememiştir

 

Belde ve Köyleri

 

ADATEPE, AHMETÇE, AHMETLER, AKÇİN, ARIKLI, BABADERE, BABAKALE, BADEMLİ,
BAHARLAR, BAHÇEDERE,
BALABANLI, BEHRAM, BEKTAŞ, BİLALLER, BUDAKLAR, BÜYÜKHUSUN, ÇAKMAKLAR, ÇALTI,
ÇAMKALABAK, ÇAMKÖY, CEMALLER, ÇINARPINAR, DEMİRCİ, DİBEKLİ, ERECEK, GÜLPINAR-BUCAK MERKEZİ, GÜZELKÖY,
HÜSEYİNFAKI,
İLYASFAKI, KAYALAR, KEÇİKAYA, KESTANELİK, KIRCA, KISACIK, KIZILKEÇİLİ, KOCAKÖY,
KORUBAŞI,
KÖSEDERE, KOYUNEVİ, KOZLU, KÜÇÜKÇETMİ, KÜÇÜKHUSUN, KÜÇÜKKUYU-BUCAK MERKEZİ,
KULFAL, KURUOBA,
MİSVAK, NALDÖKEN, NUSRATLI, PAŞAKÖY, PINARDERE, SAPANCA, ŞAPKÖY, SAZLI, SÖĞÜTLÜ,
SÜLEYMANKÖY,
TABAKLAR, TAMIŞ, TARTAŞIK, TAŞAĞIL, TAŞBOĞAZ, TUZLA, TUZTAŞI, UZUNALAN, YENİÇAM,
YEŞİLYURT,
YUKARIKÖY

 

Panayır Geleneği

 

Oğuz ,Türkmen ve Yörük (yörüyen Türk) boyunun Orta Asyadan bu yana göçebe
kültürün getirdiği alışkanlık olan yaylacılık ve panayır geleneği halen devam
eder. Her yıl 25 Mayıs’ta başlar 3 gün sürer. Hayvan pazarının yanı sıra gezici
lunapark kurulur ve halı satışı da yapılmaktadır.

 

Ayvacık Şivesinden Örnekler
•Gıdışım: Arkadaşım yerine kullanılır.
•Areklik: Ahretlik anlamında yakın arkadaşlar arasında kullanılır.
•Gobak: Çam kozalağı
•Dada:Çocuk
•Terezlemek: Düzenlemek
•Yovuz: İyi
•Dingin: Zayıf
•Aba:Ceket
•Hışdınlamamak: Konuşmamak, ses vermeme.
•Çolungur:Çam kozalağı
•Dömen:Dolandırıcılık Oyunları
•Aga:Abi
•aba:abla
•Kostak: Güzel

 

 

This entry was posted in Genel and tagged , , , , . Bookmark the permalink.

One Response to Çanakkale’nin Ayvacık İlçesi

  1. gizem says:

    Biraz da doğal güzelliklerden bahsedin ama yaa 🙁

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *